TUS Genel Cerrahi Çalışma Rehberi
Akut batın, endokrin cerrahi ve genel cerrahinin yüksek getirili başlıklarını TUS sınav mantığıyla bağlayan merkez sayfa.
Kolorektal cerrahi, Genel Cerrahi'nin en yüksek tekrarlı ve net kazandıran konularından. Bu rehberde FAP'ta profilaktik kolektomi zamanlaması ve duodenal kanser riski, sigmoid volvulusta endoskopik de...
Admin · TUSLA Akademi · Haftalık içerik otomasyonu — Genel Cerrahi ilk kolorektal makalesi (1.006 soruluk bankada kolorektal 0 makaleydi). Bankadan 7 gerçek kolorektal cerrahi sorusu gömüldü. Kapak colorectal surgery themed.
Bu yazı daha geniş bir içerik kümesinin parçası. Aynı konuya bağlı seçilmiş yazıları merkez sayfadan takip edebilirsiniz.
Akut batın, endokrin cerrahi ve genel cerrahinin yüksek getirili başlıklarını TUS sınav mantığıyla bağlayan merkez sayfa.
Kolorektal cerrahi, Genel Cerrahi'nin en yüksek tekrarlı ve net kazandıran konularından. Bu rehberde FAP'ta profilaktik kolektomi zamanlaması ve duodenal kanser riski, sigmoid volvulusta endoskopik de...
Yazı içindeki ana bölümlere hızlıca geçmek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.
Genel Cerrahi'de en çok hangi konudan soru kaçırıyorsun? Bir düşün: mide kanseri, tiroid, pankreatit... Hepsi önemli ama kolorektal cerrahi ayrı bir yerde durur. Çünkü konu üç farklı açıdan sorulabilir: genetik sendromlar (FAP, Lynch), acil cerrahi (volvulus, divertikülit) ve onkoloji (rektum kanseri, neoadjuvan tedavi).
Soru bankasına baktığımızda kolorektal cerrahi 30'dan fazla soruyla Genel Cerrahi'nin en zengin alt başlıklarından. Üstelik bu konu, "cerrahi prensipler" ile "klinik karar" arasındaki köprüyü kurar: hangi hastayı ameliyat etme, hangisini önce drene et, hangisine neoadjuvan ver?
Bu rehberde konunun en çok tekrarlanan beş direğini gerçek sorularla işleyeceğiz: FAP, sigmoid volvulus, anastomoz kaçağı, divertikülit-Hinchey ve rektum kanseri. Her biri, TUS'ta "doğru cevabı bilenlerin" değil "mekanizmayı kuranların" kazandığı türden.
> Sınav pratiği: Kolorektal cerrahi sorularında karar hep aynı eksende döner: "Acil mi, elektif mi? Önce cerrahi mi, önce drenaj/tedavi mi?" Peritonit + gangren = acil cerrahi. Stabil + apse = önce drenaj. Kanser + evre II/III rektum = önce neoadjuvan. Bu üçlüyü oturt.
Ailesel Adenomatöz Polipozis (FAP), APC gen mutasyonuna bağlı otozomal dominant bir sendromdur. Yüzlerce kolorektal adenomla karakterizedir ve tedavi edilmezse kolorektal kanser kaçınılmazdır — bu yüzden profilaktik kolektomi hayat kurtarıcıdır.
Ama işte TUS'un en sevdiği tuzak burada saklı: FAP sadece kolon hastalığı değildir. APC mutasyonu, gastrointestinal sistemin her yerinde adenom yapabilir. Kolektomi kolorektal kanseri önler ama duodenal ve periampuller adenom/kanser riskini ortadan kaldırmaz. Bu yüzden FAP hastaları kolektomi sonrası ömür boyu üst GİS endoskopisiyle takip edilir.
Cerrahi zamanlama ve seçenekler:
| Konu | Bilgi |
|---|---|
| Profilaktik kolektomi zamanı | İkinci dekadın başları (15-25 yaş) |
| Rektal tutulum azsa | Total kolektomi + ileorektal anastomoz (IRA) — rektal güdük riski devam eder, sıkı takip şart |
| Yaygın rektal tutulum / standart | Restoratif proktokolektomi + ileal poş-anal anastomoz (IPAA) |
| Postoperatif takip | Üst GİS endoskopisi (Spigelman sınıflaması) ömür boyu |
| Desmoid tümörler | Kolektomi sonrası morbidite/mortalitenin önemli nedeni; agresif seyirli, tedavisi güç |
Desmoid tümörler FAP'ın ekstrakolonik bulgularındandır (APC mutasyonuyla ilişkili). Kolektomi sonrası gelişebilirler, non-neoplastik ama lokal agresif kitlelerdir. Mezenterik fibromatozis olarak da bilinirler.
> Sınav pratiği: FAP sorusunda "kolektomi sonrası duodenal kanser riski ortadan kalkar" ifadesini görürsen → YANLIŞ. FAP'ta kanser riski kolonla sınırlı değildir; duodenum takibi hayat boyu sürer. Bu, yıllardır aynı şekilde sorulan klasik bir tuzağın ta kendisi.
Bankadan gerçek bir soru:
> Ailesel Adenomatöz Polipozis (FAP) tanılı bir hastanın cerrahi yönetimi ve takibi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi YANLIŞTIR?
Şıklar: A) Profilaktik kolektomi için ideal zaman genellikle ikinci dekadın başlarıdır B) Rektal tutulumun az olduğu vakalarda total kolektomi ve ileorektal anastomoz (IRA) bir seçenektir C) Profilaktik kolektomi sonrası hastaların duodenal kanser riski tamamen ortadan kalkar D) Restoratif proktokolektomi ve ileal poş-anal anastomoz (IPAA) standart cerrahi seçeneklerden biridir E) Desmoid tümörler, kolektomi sonrası morbidite ve mortalitenin önemli bir nedenidir
Cevap C. FAP hastalarında APC gen mutasyonu nedeniyle sadece kolonda değil, tüm gastrointestinal sistemde adenomlar görülebilir. Profilaktik kolektomi kolorektal kanser riskini önlese de duodenal ve periampuller bölgedeki adenom ve kanser riskini etkilemez; bu nedenle ömür boyu üst GİS endoskopisi (Spigelman sınıflaması) zorunludur. Diğer şıklar doğrudur: cerrahi 15-25 yaş arası planlanır (A), rektal tutulum azsa IRA seçenektir (B), IPAA standarttır (D), desmoid tümörler önemli bir morbidite nedenidir (E).
Bu soru sana tek cümlede FAP'ın tamamını öğretiyor: genetik zemin (APC), cerrahi zamanlama (2. dekad), cerrahi seçenekler (IRA vs IPAA) ve en kritik tuzak (duodenal risk).
Volvulus, bir barsak ansının mezenteri etrafında dönerek tıkanmasıdır. Erişkinlerde en sık sigmoid kolonda görülür. Kimlerde? Kronik konstipasyonu olan yaşlılar, huzurevi sakinleri, nörolojik/psikiyatrik hastalar (uzun süre yatanlar).
Klinik tablo klasiktir: karın ağrısı, aşırı şişkinlik, gaz-gaita çıkaramama. Fizik muayenede batın distandü ve timpaniktir. Ayakta direkt batın grafisinde (ADBG) "kahve çekirdeği" (coffee bean) işareti görülür — bu, volvulusun radyolojik imzasıdır.
Tedavi kararı peritonit ve gangren bulgularına göre verilir:
| Durum | Tedavi |
|---|---|
| Peritonit yok, gangren şüphesi yok (stabil, laktat normal) | Endoskopik detorsiyon (rijit/fleksibl sigmoidoskopi) + rektal tüp |
| Gangren/perforasyon şüphesi (peritonit, yüksek lökosit, laktat artışı, toksik tablo) | Acil cerrahi — Hartmann prosedürü (genellikle) |
| Nüksü önlemek | Elektif cerrahi (sigmoid rezeksiyon) |
Endoskopik detorsiyon başarılı olursa hastanın genel durumu düzelir, barsak hazırlığı yapılır ve elektif şartlarda tek seanslı rezeksiyon + anastomoz uygulanır. Bu yaklaşım, yaşlı ve kırılgan hastada acil cerrahinin yüksek morbiditesinden kaçınmayı sağlar.
Volvulus, akut mezenter iskemisiyle birlikte akut batının vasküler/tıkanıklık nedenleri arasındadır; akut mezenter iskemideki ağrı-muayene uyumsuzluğunu işlediğimiz rehberde bu ayrımı ayrıntısıyla kurmuştuk.
> Sınav pratiği: Volvulus sorusunda iki kelimeye odaklan: "peritonit var mı, laktat yüksek mi?" İkisi de yoksa → endoskopik detorsiyon. Biri varsa → acil cerrahi (Hartmann). "Kahve çekirdeği" gördüysen volvulusu düşün; "baryumlu grafiden kaçın" çünkü perforasyon riski vardır.
Bankadan gerçek bir soru:
> 75 yaşında huzurevinde kalan erkek hasta, 2 gündür devam eden karın ağrısı, aşırı şişkinlik ve gaz-gaita çıkaramama şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede batın aşırı distandü, timpanik ve yer yer hassasiyet mevcut ancak rebound veya defans saptanmıyor. Ayakta direkt batın grafisinde (ADBG) 'kahve çekirdeği' manzarası izleniyor. Hastanın lökosit sayısı 11.000/mm³ ve laktat düzeyi normal sınırlardadır. Bu hastada ilk yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?
Şıklar: A) Acil laparotomi ve Hartmann prosedürü B) Rijit veya fleksibl sigmoidoskopi ile detorsiyon ve rektal tüp yerleştirilmesi C) Baryumlu kolon grafisi ile tanı doğrulanması D) Oral laksatifler ile pasajın açılmaya çalışılması E) Acil total kolektomi ve ileostomi
Cevap B. Klinik tablo ve radyolojik bulgular (kahve çekirdeği işareti) sigmoid volvulusu destekler. Peritonit bulguları (defans, rebound) veya gangren bulguları (yüksek lökosit, laktat artışı, toksik tablo) yoksa ilk tercih endoskopik detorsiyondur. Sigmoidoskopi ile detorsiyon sağlandıktan sonra nüksü önlemek için rektal tüp yerleştirilir ve hasta elektif cerrahiye hazırlanır. Gangren veya perforasyon şüphesi olsaydı acil cerrahi (Hartmann) gerekirdi.
Bu soru, stabil volvulus hastasının nasıl yönetileceğini net biçimde test ediyor. Laktat normal + peritonit yok → ameliyat etme, önce endoskopik detorsiyon dene.
Kolorektal cerrahinin en korkulan komplikasyonu anastomoz kaçağıdır. Morbidite ve mortalitenin ana nedenidir. TUS bu konuyu iki açıdan sorar: risk faktörleri ve erken tanı.
| Risk faktörü | Mekanizma |
|---|---|
| Düşük anastomoz (<5 cm anal girim) | Rektumda kanlanma ve teknik zorluk |
| Preoperatif radyoterapi | Doku iyileşmesini bozar |
| Erkek cinsiyet | Dar pelvis nedeniyle teknik zorluk |
| Malnütrisyon (albümin <3.0 g/dL) | Doku onarımı bozulur |
| Steroid kullanımı | Yara iyileşmesini baskılar |
| Diabetes mellitus, sigara, obezite | Mikrovasküler bozukluk |
| Acil cerrahi, kan transfüzyonu | Genel durum bozukluğu |
Klasik tuzak: mekanik kolon temizliği yapılmaması. Güncel çalışmalar ve Schwartz'a göre tek başına mekanik barsak temizliği anastomoz kaçağını azaltmaz. Hatta bazı çalışmalar sıvı-elektrolit bozukluğu yapabileceğini söyler. "Mekanik temizlik yapılmaması kaçak riskini artırır" ifadesi YANLIŞTIR.
Postoperatif 3-4. günlerde bakılan CRP, kaçağın erken tanısında çok değerlidir. Düşük CRP, kaçağın olmadığını göstermede (negatif prediktif değer) %95'in üzerinde başarı sağlar. Klinik bulgular: ateş, taşikardi, ileus, peritonit, drenden fekaloid içerik gelmesi.
> Sınav pratiği: Anastomoz kaçağı risk faktörü sorulursa "mekanik kolon temizliği yapılmaması" şıkkını işaretleme — bu artık kanıtlanmış bir risk faktörü değildir. CRP sorusunda "3-4. gün normal CRP = kaçak yok demektir" (yüksek negatif prediktif değer) doğrusunu bil.
Bankadan gerçek bir soru:
> Kolorektal cerrahi sonrası anastomoz kaçağı risk faktörleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi YANLIŞTIR?
Şıklar: A) Anastomozun anal girime olan mesafesinin 5 cm'den az olması riski artırır B) Preoperatif radyoterapi öyküsü doku iyileşmesini bozarak riski artırır C) Erkek cinsiyet, dar pelvis nedeniyle teknik zorluk yaratarak riski artırır D) Preoperatif mekanik kolon temizliği yapılmaması anastomoz kaçağı oranlarını anlamlı düzeyde artırır E) Serum albümin düzeyinin 3.0 g/dL'nin altında olması önemli bir risk faktörüdür
Cevap D. Güncel prospektif çalışmalar ve Schwartz, tek başına mekanik kolon temizliğinin anastomoz kaçağını azaltmadığını göstermiştir. Hatta bazı çalışmalarda sıvı-elektrolit dengesini bozabileceği belirtilir. Diğer şıklar (düşük anastomoz, radyoterapi, erkek cinsiyet, malnütrisyon) literatürde kabul görmüş kesin risk faktörleridir.
Bankadan gerçek bir soru:
> Kolorektal cerrahi sonrası gelişen anastomoz kaçakları ile ilgili; I. Postoperatif 3. ve 4. günlerde bakılan C-reaktif protein (CRP) düzeylerinin normal sınırlarda olması, anastomoz kaçağını dışlamada yüksek negatif prediktif değere sahiptir. II. Ekstraperitoneal yerleşimli rektal anastomozlar, intraperitoneal kolonik anastomozlara göre daha yüksek kaçak oranına sahiptir. III. Dren içeriğinde hava veya fekaloid materyal görülmesi anastomoz kaçağı için patognomoniktir. ifadelerinden hangileri doğrudur?
Şıklar: A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III
Cevap E. Postoperatif 3-4. günlerdeki CRP, kaçağın erken tanısında oldukça duyarlıdır; düşük CRP kaçağın olmadığını göstermede %95'in üzerinde negatif prediktif değer sağlar (I doğru). Pelvik taban altında kalan ekstraperitoneal rektal anastomozlar, kanlanma özellikleri ve teknik zorluklar nedeniyle daha yüksek risk taşır (II doğru). Drenden hava veya fekal içerik gelmesi tanıyı kesinleştirir (III doğru). Tedavide hemodinami belirleyicidir: stabil hastada perkütan drenaj, peritonitli hastada acil cerrahi (Hartmann veya diversiyon).
Divertikülit, kolon divertiküllerinin inflamasyonudur. En sık sigmoid kolonda görülür. Klinik: sol alt kadran ağrısı, ateş, lökositoz. Tedavi kararı Hinchey sınıflamasına göre verilir:
| Hinchey Evre | Bulgu | Tedavi |
|---|---|---|
| I | Perikolik apse / flegmon | IV antibiyotik; küçük apse perkütan drenaj |
| II | Pelvik / uzak intraabdominal apse | Apse >3-4 cm → perkütan drenaj + IV antibiyotik |
| III | Yaygın pürülan peritonit | Acil cerrahi (Hartmann veya rezeksiyon+anastomoz+diversiyon) |
| IV | Fekal peritonit | Acil cerrahi (Hartmann) |
Hinchey II'de (apse) kilit karar apse çapıdır. Apse 3-4 cm'den büyükse ilk tercih görüntüleme eşliğinde perkütan drenaj + IV antibiyotiktir. Bu yaklaşım:
Küçük apseler (<3-4 cm) sadece IV antibiyotikle tedavi edilebilir. Peritonit bulguları (Hinchey III-IV) olan hastada ise perkütan drenaj yetmez; acil cerrahi gerekir.
> Sınav pratiği: Divertikülit sorusunda Hinchey evresine bak. "Apse + stabil hasta" → perkütan drenaj. "Yaygın peritonit / fekal peritonit" → acil cerrahi. "Hinchey II" gördüğünde "acil Hartmann" şıkkı yanlıştır; doğru cevap perkütan drendir.
Bankadan gerçek bir soru:
> 60 yaşında erkek hasta, sol alt kadran ağrısı ve ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede sol alt kadranda hassasiyet ve palpabl kitle saptanıyor. Çekilen batın BT'de sigmoid kolonda divertikülit ile uyumlu duvar kalınlaşması ve komşuluğunda 5 cm çapında, çevre dokulardan sınırlı apse (Hinchey II) saptanıyor. Hastanın genel durumu iyi ve lökositozu mevcuttur. Bu aşamada en uygun tedavi yaklaşımı nedir?
Şıklar: A) Acil Hartmann prosedürü B) Sigmoid rezeksiyonu ve primer anastomoz C) Perkütan görüntüleme eşliğinde drenaj ve IV antibiyotik D) Sadece oral antibiyotik ve poliklinik takibi E) Tanısal laparoskopi ve batın lavajı
Cevap C. Hinchey Evre I ve II (perikolik veya pelvik apse) vakalarında, apse çapı 3-4 cm'den büyükse ilk tercih perkütan drenaj ve IV antibiyotiktir. Bu yaklaşım, hastayı acil ve morbiditesi yüksek bir cerrahiden (Hartmann gibi) korur ve daha sonra elektif şartlarda tek seanslı rezeksiyon şansı tanır. 5 cm'lik apse oral antibiyotikle yönetilemeyecek kadar büyüktür; peritonit olmadığı için acil cerrahi de endike değildir.
Rektum kanseri, kolon kanserinden farklı yönetilir. En kritik fark: neoadjuvan (preoperatif) kemoradyoterapi. Neden rektumda neoadjuvan verilir de kolonda verilmez? Çünkü:
Endikasyon: Orta ve alt rektum yerleşimli evre II (T3-4, N0) veya evre III (herhangi T, N+) tümörler. Üst rektum ve kolon tümörlerinde neoadjuvan rutin değildir.
Rektum kanseri cerrahi seçenekleri:
| Prosedür | Endikasyon |
|---|---|
| Transanal endoskopik mikrocerrahi (TEM) | Erken evre (T1), iyi diferansiye, lenf nodu negatif |
| Düşük anterior rezeksiyon (LAR) | Orta-üst rektum tümörleri — sfinkter korunur |
| Abdominoperineal rezeksiyon (APR) | Çok alt rektum / sfinkter invazyonu — kalıcı kolostomi |
TUS senaryosunda "7 cm'de T3N1 rektum kanseri" gördüğünde akla ilk gelen şey neoadjuvan kemoradyoterapidir, direkt cerrahi değil. KemoRT sonrası yeniden evreleme yapılır, tümör küçülürse sfinkter koruyucu cerrahi uygulanabilir.
> Sınav pratiği: Rektum kanseri sorusunda üç bilgiyi eşle: tümörün yeri (alt/orta/üst), evresi (T3-4 veya N+), ilk adım (neoadjuvan). "T3N1 alt rektum" → neoadjuvan kemoradyoterapi. "T1 iyi diferansiye" → TEM. "Sfinkter tutulumu" → APR.
İki gerçek soru birden:
Soru 1 (rektum kanseri):
> 54 yaşında erkek hasta, rektal kanama ve dışkılama alışkanlığında değişiklik ile başvuruyor. Yapılan kolonoskopide anal vergeden 7 cm mesafede lümeni yarı oranında daraltan vejetan kitle saptanıyor. Biyopsi sonucu adenokarsinom olarak geliyor. Pelvik MR'da tümörün muskularis propriayı aşarak perirektal yağlı dokuya 6 mm invaze olduğu (T3) ve 2 adet şüpheli lenf nodu (N1) olduğu raporlanıyor. Uzak metastaz saptanmayan bu hastada en uygun ilk tedavi adımı nedir?
Şıklar: A) Abdominoperineal rezeksiyon (APR) B) Neoadjuvan kemoradyoterapi C) Düşük anterior rezeksiyon (LAR) D) Transanal endoskopik mikrocerrahi (TEM) E) Sadece adjuvan kemoterapi
Cevap B. Orta ve alt rektum yerleşimli, evre II (T3-4, N0) veya evre III (herhangi T, N+) rektum kanserlerinde güncel standart, cerrahi öncesi neoadjuvan kemoradyoterapidir. Lokal nüksü azaltır ve sfinkter koruyucu cerrahi şansını artırır. Hasta T3N1 olduğu için direkt cerrahi yerine neoadjuvan tedavi almalıdır.
Soru 2 (Lynch sendromu):
> Lynch sendromu (HNPCC) tanısı kesinleşmiş, çekum yerleşimli adenokarsinom saptanan 38 yaşındaki bir kadın hastada cerrahi planlama ile ilgili; I. Standart sağ hemikolektomi yerine total abdominal kolektomi ve ileorektal anastomoz tercih edilmelidir. II. Senkron tümör riski düşük olduğu için sadece segmental rezeksiyon yeterlidir. III. Eş zamanlı olarak profilaktik histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi düşünülmelidir. ifadelerinden hangileri doğrudur?
Şıklar: A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III
Cevap D. Lynch sendromlu hastalarda metakron kolorektal kanser riski çok yüksektir (%40'lara varan oranlarda). Bu nedenle segmental rezeksiyon yerine total abdominal kolektomi + ileorektal anastomoz (IRA) standart yaklaşımdır (I doğru, II yanlış). Lynch sendromlu kadınlarda endometriyum ve over kanseri riski belirgin arttığı için, fertilite beklentisi olmayan hastalarda kolektomi ile eş zamanlı profilaktik TAH-BSO önerilir (III doğru).
Bu iki soru, kolorektal kanser cerrahisinin genetik zemine göre nasıl değiştiğini gösteriyor: Lynch'te segmental rezeksiyon yetersiz kalır, risk azaltıcı cerrahi (kolektomi + jinekolojik profilaksi) gerekir. Kolorektal kanserin sistemik etkileri ve genetik sendromlarla ilişkisini paraneoplastik bulguları işlediğimiz rehberde de görebilirsin.
Kendini test et:
1. FAP ile Lynch sendromu arasındaki temel fark nedir?
FAP, APC gen mutasyonuna bağlıdır ve yüzlerce adenomla seyreder; kolorektal kanser riski pratikte %100'dür. Lynch (HNPCC), DNA mismatch repair (MMR) gen mutasyonlarına bağlıdır; az sayıda polip ama yüksek kanser riski vardır (özellikle sağ kolon). Lynch'te ekstrakolonik kanserler (endometrium, over, mide, ürotelyal) da artar.
2. Volvulus ile mezenter iskemi nasıl ayırt edilir?
Volvulus radyolojik olarak kahve çekirdeği işareti verir, ağrıyla orantısız distansiyon vardır. Akut mezenter iskemide ise ağrı çok şiddetli ama muayene bulguları başlangıçta siliktir (ağrı-muayene uyumsuzluğu), laktat yükselir. Her ikisi de barsak canlılığını tehdit eder; peritonit gelişirse acil cerrahi endikedir.
3. Anastomoz kaçağından şüphelenince ne yapılır?
Stabil hastada BT + kontrastlı inceleme ve perkütan drenaj denenebilir. Peritonit veya sepsis bulguları varsa acil cerrahi gerekir: genellikle anastomozun alınması + Hartmann prosedürü veya diversiyon. Erken tanıda CRP ve dren içeriği kritiktir.
4. Divertikülit sonrası elektif cerrahi ne zaman planlanır?
Konservatif tedavi (antibiyotik + perkütan drenaj) sonrası inflamasyon geriledikten 6-8 hafta sonra elektif sigmoid rezeksiyon planlanır. Endikasyonlar: rekürren ataklar, komplikasyonlu divertikülit öyküsü, immünsüpresyon, sigmoid darlık/fistül.
5. Rektum kanserinde hangi hastalar neoadjuvan almaz?
Erken evre (T1-T2, N0) tümörlerde cerrahi ilk adımdır. Üst rektum ve kolon tümörlerinde de neoadjuvan rutin değildir. Metastatik hastalıkta ise sistemik kemoterapi önceliklidir; lokal tedavi kararı metastaz yüküne göre verilir.
6. Lynch sendromu nasıl taranır?
Amsterdam kriterleri veya revize Bethesda kılavuzlarıyla şüphelenilir. Tümörde MMR immünohistokimyası veya mikrosatellit instabilitesi (MSI) testi yapılır; germline mutasyon analizi ile tanı kesinleşir. Tanı alanlarda 20-25 yaştan itibaren 1-2 yılda bir kolonoskopi önerilir.
---
Bu makale TUSLA Akademi için hazırlanmıştır. Kolorektal cerrahi, Genel Cerrahi'nin en çok net kazandıran konusudur: FAP'ta duodenal tuzak, volvulusta endoskopik detorsiyon, anastomozda CRP, divertikülitte perkütan drenaj ve rektum kanserinde neoadjuvan — bu beş direği öğrendiğinde karşına çıkan soruların büyük kısmını çözersin. GİS cerrahisinin diğer ucunu da üst GİS cerrahisi ve mide kanseri rehberimizde tamamlayabilirsin. Unutma: cerrahi kararlarında hep "acil mi, elektif mi; önce ne gelir?" sorusunu sor.
Okumayı bitirdikten sonra seni bir sonraki mantıklı adıma taşıyan seçilmiş bağlantılar.
Bu konuda bağlantılı içerikleri ve yüksek getirili başlıkları tek merkezde gör.
Aynı konu kümesinde ilerlemek için seçilmiş ilgili Akademi yazısını aç.
Aynı konu kümesinde ilerlemek için seçilmiş ilgili Akademi yazısını aç.
Bu içerikleri soru çözüm hattına taşıyarak zayıf başlıkları görünür kıl.
Aynı konu kümesinde ilerlemek için seçilmiş ilgili Akademi yazıları.