TUS Temel Bilimler Çalışma Rehberi
Fizyoloji, farmakoloji ve temel bilimlerin ezber bozan başlıklarını TUS sınav mantığıyla bağlayan merkez sayfa.
Bu makale genel farmakolojiyi altı kavram üzerine kurar: absorbsiyon ve biyoyararlanım (ilk geçiş etkisi), dağılım hacmi ve protein bağlanma, metabolizma (faz I–II, prodrug listesi, CYP450 indükleyici...
Admin · TUSLA Akademi · Genel farmakoloji makalesi: 13 bölüm, 6 gerçek banka sorusu gömülü (2'si Emax/EC50 tablosu), 3 iç link (otonom sinir sistemi farmakolojisi, reseptör trafik lambası, laboratuvar değerleri). Tablo okuma kuralı ('Emax sabit → kompetitif') makalenin çekirdeği; TUS'un grafik/tablo sorularına doğrudan karşılık geliyor. Kapak: laboratuvar/farmakoloji teması, jenerik değil.
Bu yazı daha geniş bir içerik kümesinin parçası. Aynı konuya bağlı seçilmiş yazıları merkez sayfadan takip edebilirsiniz.
Fizyoloji, farmakoloji ve temel bilimlerin ezber bozan başlıklarını TUS sınav mantığıyla bağlayan merkez sayfa.
Bu makale genel farmakolojiyi altı kavram üzerine kurar: absorbsiyon ve biyoyararlanım (ilk geçiş etkisi), dağılım hacmi ve protein bağlanma, metabolizma (faz I–II, prodrug listesi, CYP450 indükleyici...
Yazı içindeki ana bölümlere hızlıca geçmek için aşağıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.
> İzole doku banyosunda bir düz kas preparatı üzerinde yapılan deneyde, Agonist A'nın tek başına ve Antagonist B'nin artan konsantrasyonları varlığındaki parametreler aşağıdaki tabloda verilmiştir.
>
> | Deney Koşulu | Emax | EC50 |
> |---|---|---|
> | Agonist A | 100 birim | 10⁻⁸ M |
> | A + 10⁻⁷ M Antagonist B | 100 birim | 10⁻⁷ M |
> | A + 10⁻⁶ M Antagonist B | 100 birim | 10⁻⁶ M |
> | A + 10⁻⁵ M Antagonist B | 100 birim | 10⁻⁵ M |
>
> Buna göre doz-cevap eğrisinde meydana gelen değişimle ilgili hangisi doğrudur?
Bu tabloyu gördüğünde iki saniyede şunu yapacaksın: Emax sabit mi? Evet, hep 100. EC50 değişiyor mu? Evet, 10⁻⁸'den 10⁻⁵'e çıkıyor yani sağa kayıyor.
Bu ikili, farmakolojinin en temel imzasıdır: Emax sabit + EC50 artıyor = kompetitif (yarışmalı) antagonizma.
Doğru cevap: Emax değişmemiş, ancak eğri sağa kayarak potens azalmıştır.
İşte genel farmakoloji bu yüzden TUS'un en "matematiksel" ve en az yoruma açık konusudur. Tablo verilir, sen kuralı uygularsın. Bu makalede o kuralların tamamını kuran bir sistem kurgulayacağız.
Not: Genel farmakoloji, farmakolojinin toplam soru yükü içinde en büyük tek bloktur ve birçok aday bu bloğu "sonra bakarım" diye erteler. Bu makalede ADME'den antagonizma tiplerine kadar tüm hattı tablo ve kural düzeyinde bitireceğiz.
Çünkü genel farmakoloji sistemi sorar, ilacı değil. İlaç isimleri değişir, ama sorular hep aynı altı kavramın etrafında döner:
Bu altı başlık oturduğunda, hangi ilaç gelirse gelsin soruyu çözebilirsin. Üstelik dahiliye, kardiyoloji ve anestezi soruları da bu altı kavramın üzerine kurulur. Yani genel farmakoloji sadece farmakoloji puanı getirmez; diğer branşlarda da çözüm hızını artırır.
Sınav pratiği: Farmakoloji sorusunu okurken önce şunu sor: Bu soru ADME mi, PD mi? ADME soruları sayı ister, PD soruları eğri ve reseptör ister. Ayrımı yaptıysan yarı yolu geçtin.
Farmakokinetik, "vücut ilaca ne yapar" sorusudur. Dört ana basamak:
| Basamak | Ne olur | Belirleyici kavram |
|---|---|---|
| Absorbsiyon | İlaç sistemik dolaşıma girer | Biyoyararlanım (F) |
| Dağılım | İlaç dokulara geçer | Dağılım hacmi (Vd) |
| Metabolizma | İlaç dönüştürülür | CYP450, faz I–II |
| Eliminasyon | İlaç atılır | Klirens, yarılanma ömrü |
Bu dördünün her biri bir sayıya bağlanır. TUS genellikle bu sayılardan biri sorulur, ya da "hangi durumda bu sayı değişir" diye sorar.
Kritik ayrım: Farmakokinetik ilacın vücuttaki kaderidir, farmakodinamik ilacın vücutta yaptığı etkidir. Emax ve EC50 farmakodinamiktir; Vd ve klirens farmakokinetiktir.
Sınav pratiği: Tabloda Vd, klirens, yarılanma ömrü, biyoyararlanım görürsen o soru farmakokinetik. Tabloda Emax, EC50, intrinsik aktivite görürsen farmakodinamik.
Oral yoldan alınan ilacın kaderini üç şey belirler: çözünürlük, GİS geçişi ve ilk geçiş (first-pass) etkisi.
İlk geçiş etkisi kısaca şudur: Barsaktan emilen ilaç portal venle karaciğere gider ve orada metabolize edilir. Karaciğere giren ilacın bir kısmı dolaşıma hiç ulaşamaz.
İlk geçişi yüksek ilaçlar klasik sınav örnekleri:
| İlaç | Klinik sonuç |
|---|---|
| Nitrogliserin | Oral yoldan etkisiz → dil altı / transdermal |
| Lidokain | Oral yoldan etkisiz → IV |
| Propranolol | Oral biyoyararlanımı düşük |
| Morfin | Oral etkisi düşük, IV güçlü |
| Östrojen | Oral alınca karaciğer etkisi artar |
Biyoyararlanımı etkileyen faktörler: ilacın fizikokimyasal özellikleri, mide boşalma hızı, GİS içeriği, ilaç etkileşimleri, karaciğer sağlığı.
Sınav pratiği: "Oral yoldan etkisiz" ifadesini gördüğünde nedenini düşün: çoğu zaman ilk geçiş etkisi. Nitrogliserin, lidokain ve heparin bu kalıbın klasikleri.
Dağılım hacmi (Vd), ilacın dokulara ne kadar kaçtığını gösterir. Yüksek Vd = ilaç dokuları dolaşımdan fazla sever.
| İlaç/ilaç grubu | Vd karakteri | Neden |
|---|---|---|
| Heparin | Çok düşük | Büyük, polar molekül, plazmada kalır |
| Warfarin | Düşük-orta | Albümine yüksek bağlanma |
| Digoksin | Çok yüksek | Kas dokusuna bağlanır |
| Trisiklik antidepresanlar | Çok yüksek | Yağ dokusuna dağılır |
| Amiodaron | Çok yüksek | Yağ dokusunda birikir |
Vd, yükleme dozunu belirler: Yükleme dozu = (Vd × hedef konsantrasyon) / biyoyararlanım
Klirens ise idame dozunu belirler: İdame hızı = Klirens × hedef konsantrasy
Bu ayrım TUS'ta hem farmakoloji hem anestezi sorusu olarak çıkar. Yükleme dozu Vd ile, idame dozu klirens ile hesaplanır.
Protein bağlanma da kritik: Albümine bağlı ilaç, etkisizdir. Hipoalbüminemide (nefrotik sendrom, siroz) serbest fraksiyon artar → etki şiddetlenir, toksisite riski artar. Aynı mantıkla, protein bağlanması yüksek iki ilaç birlikte verilirse yer değiştirme (displacement) olur ve serbest fraksiyon yükselir.
Sınav pratiği: Vd yüksekse → plasma klerensi yapay olarak yüksek görünür, yükleme dozu büyür. Vd düşükse → diyalizle uzaklaştırmak kolaydır (heparin, asetilsalisilik asit).
Metabolizma iki fazdan oluşur:
Faz I: Oksidasyon, redüksiyon, hidroliz. Amaç ilaca bir polar grup eklemek. Sitokrom P450 (CYP) enzimleri burada çalışır. Bazı ilaçlar faz I'de daha aktif hale gelir — bunlara prodrug denir.
Faz II: Konjugasyon — glukuronidasyon, sülfatasyon, asetilasyon, glutatyon konjugasyonu. Amaç ilacı suda çözünür yapıp atmak. Genelde ilaç inaktive olur.
Faz I'de "daha güçlü" olan ilaçlar (aktivasyon):
| Prodrug | Aktif metabolit | Kullanım |
|---|---|---|
| Kodein | Morfin | Analjezik |
| Klopidogrel | Aktif tiyol metaboliti | Antiagregan |
| Midodrin | Desglimidodrin | Ortostatik hipotansiyon |
| Enalapril | Enalaprilat | Hipertansiyon |
| Prednizon | Prednizolon | Anti-inflamatuar |
| Sülfasalazin | 5-ASA | Ülseratif kolit |
| Tamoksifen | Endoksifen | Meme kanseri |
Midodrin sorusu tam bu mekanizmayı dallandırır:
> Otonomik yetmezliğe bağlı şiddetli ortostatik hipotansiyonu olan bir hastada kullanılacak ilaçların özellikleri tabloda verilmiştir. Oral yolla alındıktan sonra aktif metabolitine (desglimidodrin) dönüşerek vasküler düz kaslardaki alfa-1 reseptörlerini uyaran ve ayakta dururken oluşan senkop ataklarını önleyen ilaç hangisidir?
> A) Fenilefrin — B) Klonidin — C) Norepinefrin — D) Dopamin — E) Midodrin
Doğru cevap: E (Midodrin).
Midodrin oral yolla etkili, selektif alfa-1 agonistidir ve prodrugtur; vücutta desglimidodrine dönüşerek venöz ve arteriyel tonusu artırır. Fenilefrin oral biyoyararlanımı düşük olduğu için genellikle IV veya topikal kullanılır. Norepinefrin yalnız IV'dir. Klonidin santral alfa-2 agonistidir ve tansiyonu düşürür — ters yön. Dopamin ise doza bağımlı selektivite gösterir ve IV kullanılır.
CYP450 indükleyicileri ve inhibitörleri ise TUS'un klasik tablo sorusudur:
| İndükleyiciler (etkiyi azaltır) | İnhibitörler (etkiyi artırır) |
|---|---|
| Rifampisin | Ketokonazol, itrakonazol |
| Karbamazepin, fenitoin | Eritromisin, klaritromisin |
| Fenobarbital | Greyfurt suyu |
| Sigara dumanı (CYP1A2) | Simetidin |
| St. John's wort | Ritonavir |
| Kronik alkol | Akut alkol, izoniazid, valproat |
İndüksiyon günler–haftalar içinde gelişir ve ilacın etkisini azaltır. İnhibisyon ise hızlıdır ve etkiyi artırır, toksisite üretir.
Sınav pratiği: "İlacın etkisi beklenenden az çıktı, hasta rifampisin kullanıyormuş" = indüksiyon. "İlacın yan etkisi arttı, hasta ketokonazol başlamış" = inhibisyon. Bu iki cümle kalıpların çoğunu çözer.
Klirens, birim zamanda temizlenen plazma hacmidir. Yarılanma ömrü (t½), plazma konsantrasyonunun yarıya inmesi için geçen süredir.
İkisini bağlayan formül: t½ = 0.693 × Vd / Klirens
Bu formülün klinik anlamı: Vd sabitken klirens düşerse t½ uzar. Böbrek veya karaciğer yetmezliğinde ilaç dozu ayarı tam bu yüzden gerekir.
Uzun yarılanma ömürlü ilaçlar (amiodaron haftalar, digoksin günler) doz birikimi açısından risklidir. Ancak kural şudur: Bir ilaç 4–5 yarılanma ömrü sonunda kararlı duruma (steady state) ulaşır. Bu yüzden terapötik ilaç düzeyi ölçümü, doz değişikliğinden ancak bu süre sonunda anlamlıdır.
Kinetik tipi ise TUS'un sevdiği ayrımdır:
| Kinetik | Özellik | Örnek |
|---|---|---|
| Birinci derece (linear) | Sabit oran elimine edilir; t½ sabit | Çoğu ilaç |
| Sıfırıncı derece (saturasyon) | Enzim doyar, sabit miktar elimine edilir; t½ doza bağlı uzar | Fenitoin, etanol, salisilat, teofilin (yüksek doz) |
Sıfırıncı derece kinetik, dozun aritmetik artışına karşılık plazma düzeyinin orantısız yükselmesi demektir — bu yüzden fenitoin ve teofilinde toksisite riski yüksektir.
Sınav pratiği: "t½ doza bağlı uzuyor" ifadesi = sıfırıncı derece. Fenitoin, etanol, salisilat ve yüksek doz teofilin bu grubun standart örnekleridir.
İlaç reseptöre bağlanır ve sinyal üretir. TUS dört ana reseptör sınıfını sorar:
| Reseptör tipi | Sinyal | Hız | Örnek |
|---|---|---|---|
| Ligand kapılı iyon kanalı | İyon akımı | Milisaniye | Nikotinik, GABA-A, NMDA |
| G protein bağlı (7 geçişli) | İkinci haberci (cAMP, IP3) | Saniye | Alfa, beta, M, H |
| Tirozin kinaz | Otofosforilasyon | Saat–gün | İnsülin, EGF, IGF-1 |
| Nükleer (intraselüler) | Transkripsiyon | Gün | Steroid, tiroid hormonu |
Bu basamakların hepsi "intrinsik aktivite" kavramına bağlanır:
Sınav pratiği: "Parsiyel agonist, tam agonistin varlığında etkiyi azaltır" ifadesi doğrudur ve TUS bunu doğru/yanlış sorusu olarak sever. Buprenorfin (morfin yanında) klasik örnektir.
Burada yalnızca iki kavram var ama TUS bunları karıştırmayı çok seviyor:
Aralarındaki ilişki terstir: EC50 düşükse ilaç yüksek potenslidir. EC50 yükseksa potens düşüktür.
İşte bunun doğru/yanlış biçimindeki klasik hali:
> Aşağıdaki ifadelerden hangisi YANLIŞTIR?
> A) Emax, bir ilacın efikasitesini belirleyen temel göstergedir.
> B) Yedek reseptör varlığında maksimal yanıt için tüm reseptörlerin işgal edilmesi gerekmez.
> C) Bir ilacın EC50 değeri arttıkça, o ilacın potensi de artar.
> D) Parsiyel agonistler, tam agonist ortamında antagonist gibi davranıp toplam yanıtı azaltabilir.
> E) Kompetitif antagonistler doz-yanıt eğrisini sağa kaydırır ancak Emax'ı değiştirmez.
Doğru cevap: C (yanlış olan şık).
EC50 ile potens ters orantılıdır. EC50 arttıkça potens azalır. Diğer şıkların hepsi doğrudur: Emax efikasitenin göstergesidir, yedek reseptör varlığında yanıt için tüm reseptör işgali gerekmez, parsiyel agonist tam agonistin etkisini yarışmalı olarak kısar, kompetitif antagonist sağa kaydırır ama Emax'ı bozmaz.
Yedek reseptör (spare receptor) kavramı da burada oturur: Maksimal yanıt için reseptörlerin tamamının işgal edilmesi gerekmez. Bazı dokularda %5–10 reseptör işgali tam yanıt için yeterlidir.
Sınav pratiği: Emax = ne kadar, EC50 = ne kadar kolay. "Kolay" tarafı bulmak için EC50'yi oku; düşükse potent.
Bu tablo genel farmakolojinin kalbidir. TUS neredeyse her yıl bu tablodan bir soru üretir.
| Tip | Mekanizma | Emax | EC50 | Örnek |
|---|---|---|---|---|
| Kompetitif (geri dönüşümlü) | Aynı bölgeye yarışarak bağlanır | Değişmez | Artar (sağa kayar) | Atropin–asetilkolin |
| Non-kompetitif (geri dönüşsüz) | Kovalent bağla reseptörü devre dışı bırakır | Azalır | Değişmez | Fenoksibenzamin |
| Kimyasal | Agonist ile kompleks yapar | Değişmez | Değişmez | Protamin–heparin |
| Fizyolojik | Zıt etkili ikinci bir yol | — | — | Adrenalin–histamin |
| Farmakokinetik | Emilimi/metabolizmayı değiştirir | — | — | Karbon–levodopa |
Tablonun okunuşu çok net: Emax değişmiyor + EC50 sağa kaydı = kompetitif. Emax düşüyor + EC50 sabit = non-kompetitif.
> İzole vasküler düz kas preparatında Fenilefrin'in oluşturduğu yanıtlar İlaç B varlığında test edilmiştir.
>
> | Grup | EC50 | Emax |
> |---|---|---|
> | Kontrol | 10 nM | 100 mg |
> | A + 1 nM B | 10 nM | 75 mg |
> | A + 10 nM B | 10 nM | 40 mg |
> | A + 100 nM B | 10 nM | 10 mg |
>
> İlaç B'nin etkisi hangisiyle en iyi açıklanır?
> A) Farmakokinetik antagonizma — B) Kimyasal antagonizma — C) Fizyolojik antagonizma — D) Geri dönüşsüz (non-kompetitif) antagonizma — E) Geri dönüşümlü kompetitif antagonizma
Doğru cevap: D.
Tabloda B arttıkça Emax kademeli azalıyor (100 → 75 → 40 → 10), ama EC50 sabit kalıyor (hep 10 nM). EC50'nin sabit kalması, reseptörlerin bir kısmının kalıcı olarak devre dışı bırakıldığını gösterir; agonist dozu ne kadar artırılırsa artırılsın kovalent bağlı antagonist ayrılmaz ve maksimum yanıta ulaşılamaz. Fenoksibenzamin bu tip etkileşimin klasik örneğidir.
Sınav pratiği: İki ikili ezberle, işin biter: Emax sabit → kompetitif. Emax düşük → non-kompetitif. EC50'yi okumak sadece teyit için gerekir.
Antagonizma teorisi klinikte antidot olarak karşına çıkar. Bu tabloyu ayrı ezberle:
| Zehir / ilaç | Antidot | Mekanizma |
|---|---|---|
| Opioid | Nalokson | Kompetitif reseptör antagonizması |
| Benzodiazepin | Flumazenil | GABA-A üzerindeki BZD bölgesine kompetitif bağlanma |
| Parasetamol | N-asetilsistein | Glutatyon replesyonu |
| Warfarin | K vitamini + TDP | Faktör sentezi |
| Heparin | Protamin sülfat | Kimyasal antagonizma |
| Organofosfat | Atropin + pralidoksim | Muskarinik blokaj + kolinesteraz reaktivasyonu |
| Metanol / etilen glikol | Fomepizol / etanol | Alkol dehidrogenaz inhibisyonu |
| Demir | Deferoksamin | Şelasyon |
| Digoksin | Digoksin-spesifik Fab | Antikor bağlama |
| Metotreksat | Lökovorin | Kurtarma |
> 54 yaşında erkek hastaya kolonoskopi öncesi sedasyon amacıyla IV midazolam uygulanmıştır. İşlem sırasında ani bradipne (6/dk) ve derin somnolans gözlenmiştir. Havayolu güvenliği sağlandıktan sonra, bu sedatifin GABA-A reseptör kompleksi üzerindeki spesifik bağlanma bölgesine kompetitif bağlanarak etkisini geri döndürmesi beklenen ajan hangisidir?
> A) Fizostigmin — B) Naloksan — C) Sugammadeks — D) Flumazenil — E) Neostigmin
Doğru cevap: D (Flumazenil).
Flumazenil, benzodiazepine özgü spesifik antagonisttir; GABA-A reseptör kompleksi üzerindeki benzodiazepin bağlanma bölgesine yüksek afiniteyle kompetitif bağlanır. Midazolam aşırı dozuna bağlı solunum depresyonunu ve derin sedasyonu hızlıca geri döndürür. Naloksan opioidlerin, sugammadeks roküronyum gibi nöromüsküler blokörlerin antidotudur; neostigmin ise kolinesteraz inhibitörü olarak kürar benzeri blokları kırar. Fizostigmin santral antikolinerjik sendromda kullanılır — flumazenilin yerini tutmaz.
Sınav pratiği: BZD + GABA-A + kompetitif = flumazenil. Opioid + reseptör = naloksan. Bu iki eşleşme ayrı ayrı sorulur, asla karıştırma.
Kronik ilaç kullanımında üç farklı süreç devreye girer:
Tolerans iki mekanizmayla gelişir:
> Kronik opioid veya beta-adrenerjik agonist kullanımı sırasında gelişen tolerans ve down-regülasyon ile ilgili hangisi YANLIŞTIR?
> A) Reseptörlerin fosforilasyonu (örneğin beta-arrestin aracılığıyla) down-regülasyon öncesi gelişen desensitizasyondan sorumludur.
> B) Tolerans gelişimi her zaman ilacın metabolizmasını sağlayan mikrozomal enzimlerin indüklenmesine bağlıdır.
> C) Down-regülasyon sürecinde reseptörlerin endositoz ile hücre içine alınması önemli bir mekanizmadır.
> D) Antagonistlerin kronik kullanımı, agonistlerin aksine genellikle reseptör sayısında artışa (up-regülasyon) yol açar.
> E) Tolerans gelişen bir hastada, başlangıçtaki terapötik etkiyi elde edebilmek için dozun artırılması gerekir.
Doğru cevap: B (yanlış olan şık).
"Her zaman" ifadesi bu şıkkı yanlış yapar. Opioid ve beta-agonist toleransı genellikle enzim indüksiyonuyla değil, reseptör düzeyindeki değişimlerle gelişir; yani farmakodinamiktir. Diğer şıklar doğrudur: beta-arrestin aracılı fosforilasyon desensitizasyonun ilk basamağıdır, internalizasyon down-regülasyonun temelidir, antagonistlerin kronik kullanımı up-regülasyona yol açar (bu yüzden beta-bloker kesilince rebound taşikardi olur), ve tolerans doz artışı gerektirir.
Sınav pratiği: "Her zaman", "yalnızca", "asla" gibi mutlak ifadeler doğru/yanlış sorularında genellikle yanlış şıkkı işaret eder. Ama bunu bir kural haline getirip soruyu okumadan uygulama; içeriği her zaman teyit et.
Sınav pratiği: Bu altı maddeyi soruyu çözmeden önce zihninden geçir. Genel farmakolojide kaybedilen puanın çoğu hesap hatasından değil, bu kavramların ters kullanılmasından gelir.
Bu liste tamamsa genel farmakoloji artık TUS'ta en güvenli bölgen. Farmakolojinin otonom sinir sistemi tarafıyla aynı mantığı birleştirmek istersen Farmakolojide "ezber bozan" otonom sinir sistemi mantığı yazısı, reseptör seçiciliğini saniyeler içinde kurgulamanı sağlar. Reseptör tabanını daha net kurmak için otonom sinir sistemi reseptörleri: trafik lambası mantığı rehberini, karaciğer enzimleri ve CYP bağlantısı için ise en sık karıştırılan laboratuvar değerleri yazısını yanına al.
1. Potens ile efikasite arasındaki fark nedir?
Potens, ilacın etkisini ne kadar kolay oluşturduğudur ve EC50 ile ölçülür. Efikasite, ilacın ulaşabildiği en yüksek yanıttır ve Emax ile ölçülür. EC50 düşükse ilaç potenttir.
2. Kompetitif ve non-kompetitif antagonizma tabloda nasıl ayırt edilir?
Emax değişmiyor, EC50 sağa kayıyorsa kompetitif; Emax düşüyor, EC50 sabit kalıyorsa non-kompetitif (geri dönüşsüz).
3. Prodrug ne demektir?
Vücutta metabolize olarak aktif hale gelen öncü ilaçtır. Kodein, klopidogrel, midodrin, enalapril ve sülfasalazin klasik örneklerdir.
4. Yarılanma ömrü neden önemlidir?
Steady state'e ulaşma süresini ve doz aralığını belirler. Bir ilaç yaklaşık 4–5 yarılanma ömrü sonunda kararlı duruma ulaşır.
5. CYP450 indükleyicisi ilacın etkisini artırır mı, azaltır mı?
Azaltır. Enzimi hızlandırdığı için ilaç daha çabuk yıkılır. Rifampisin, karbamazepin ve fenitoin klasik indükleyicilerdir.
6. Desensitizasyon ile down-regülasyon aynı şey mi?
Hayır. Desensitizasyon reseptör fosforilasyonuyla saniyeler–dakikalar içinde gelişir; down-regülasyon ise reseptörlerin internalizasyonuyla saatler–günler içinde reseptör sayısını azaltır.
Bu makale TUSLA Akademi için hazırlandı. İçerik, TUS soru bankasındaki gerçek sorular ve açıklamaları temel alınarak, Katzung Basic & Clinical Pharmacology çerçevesiyle uyumlu biçimde yazılmıştır.
Potens ilacın etkisini ne kadar kolay oluşturduğudur ve EC50 ile ölçülür. Efikasite ilacın ulaşabildiği en yüksek yanıttır ve Emax ile ölçülür. EC50 düşükse ilaç potenttir.
Emax değişmiyor ve EC50 sağa kayıyorsa kompetitif; Emax düşüyor ve EC50 sabit kalıyorsa non-kompetitif (geri dönüşsüz) antagonizmadır.
Vücutta metabolize olarak aktif hale gelen öncü ilaçtır. Kodein, klopidogrel, midodrin, enalapril ve sülfasalazin klasik örneklerdir.
Steady state'e ulaşma süresini ve doz aralığını belirler. Bir ilaç yaklaşık 4-5 yarılanma ömrü sonunda kararlı duruma ulaşır; doz değişikliğinden sonra düzey ölçümü bu süre beklenerek yapılmalıdır.
Azaltır. Enzimi hızlandırdığı için ilaç daha çabuk yıkılır. Rifampisin, karbamazepin ve fenitoin klasik indükleyicilerdir.
Hayır. Desensitizasyon reseptör fosforilasyonuyla saniyeler-dakikalar içinde gelişir; down-regülasyon ise reseptör internalizasyonuyla saatler-günler içinde reseptör sayısını azaltır.
Okumayı bitirdikten sonra seni bir sonraki mantıklı adıma taşıyan seçilmiş bağlantılar.
Bu konuda bağlantılı içerikleri ve yüksek getirili başlıkları tek merkezde gör.
Aynı konu kümesinde ilerlemek için seçilmiş ilgili Akademi yazısını aç.
Aynı konu kümesinde ilerlemek için seçilmiş ilgili Akademi yazısını aç.
Bu içerikleri soru çözüm hattına taşıyarak zayıf başlıkları görünür kıl.
Aynı konu kümesinde ilerlemek için seçilmiş ilgili Akademi yazıları.